Portföyümdeki Avusturyalı

/investment

11 Haziran'da DO & CO yıllık sonuçlarını açıkladı. Ciro 2,46 milyar euro — şirket tarihinin en yükseği. Hisse o gün Viyana'da yaklaşık %7 sıçradı. Üstelik bu, üst üste ikinci rekor yıl: bir önceki sene de ciro %26 artıp 2,3 milyar euroya çıkmış, net kâr 92 milyon euroyu görmüştü.

Ben DOCO'yu parlak bir "hikâye hissesi" diye tutmuyorum. Tam tersi. Tutmamın sebebi sıkıcı denecek kadar basit: şirket düzenli büyüyor ve düzenli kâr ediyor.

Ne iş yapıyor — ve parayı nereden kazanıyor

DO & CO lüks ikram işinde. Üç ayağı var: havayolu ikramı (en büyük segment), büyük organizasyon catering'i (yıllarca Formula 1 paddock'unun mutfağı onlardı) ve restoran-lounge-otel tarafı.

Ama asıl ilginç olan, gelirin coğrafyası. DOCO'nun en büyük pazarı Türkiye. Avusturya değil, İngiltere değil — Türkiye. Sebebi de Türk Hava Yolları ile kurdukları ortaklık: Turkish DO & CO, THY uçaklarındaki ikramı yapıyor. Yani "Avusturya şirketi" dediğimiz şeyin gelirinin önemli kısmı Türkiye trafiğine ve THY'nin büyümesine bağlı. THY ne kadar çok uçarsa, DOCO o kadar çok tabak servis ediyor.

Benim için kilit nokta bu. THY'yi doğrudan almak yerine, onun büyümesinden euro cinsinden pay alan bir şirketi alıyorum.

Asıl mesele: kâr

İkram, kulağa heyecansız gelir ama güzel tarafı tam da bu. Sözleşmeye dayalı, tekrar eden bir iş. Patlayıp sönen bir hikâye değil; her sabah uçaklar kalkıyor, her gün yemek çıkıyor.

Rakamlar da bunu söylüyor. Ciro üç yılda 1,82 milyardan 2,46 milyar euroya çıktı. Geçen yıl net kâr %40 artıp 92 milyon euroya ulaşmıştı; bu yılın ilk çeyreğinde net kâr artışı %44'tü. FAVÖK marjı %11 bandında sabit duruyor, büyümenin lokomotifi ise havayolu ikramı — yeni havayolu müşterileri ve artan talep segmenti çekiyor. Şirket önümüzdeki yıl için de %7-8 ciro büyümesi ve daha yüksek marj hedefliyor. Bu bir "toparlanma" bahsi değil; yavaş yavaş büyüyen, kârını biriktiren bir makine.

Bir de şu var: kârını euro olarak yazıyor. Lira düştüğünde eriyen bir kâr değil, tam tersine değer kazanan bir kâr.

Ama bedava değil

Fiyat ucuz değil. Hisse haziran başında 187 euro civarındaydı, 11 Haziran'daki rekor sonuçlarla bir günde ~%7 sıçradı; 52 haftalık aralık 160–236 euro. F/K 22 bandında, PD/DD neredeyse 5. İyi şirket, evet. Ucuz şirket, hayır.

İki tane de yapısal not var. Bir: ben euro bir varlığı BIST'te lirayla alıyorum. TL fiyat hem şirketin işine hem kura bağlı; fiyat çıktı diye iş büyüdü sanmamak lazım. İki: en büyük pazarının Türkiye olması iki tarafı keser. THY ya da Türkiye trafiği tökezlerse, en büyük segment ilk onu hisseder. Üstüne catering ince marjlı bir iş — EBIT marjı %7,5 civarı, hata kaldırmıyor.

Neden hâlâ duruyor

DOCO'yu seviyorum çünkü tahmin etmesi kolay bir iş. Her yıl biraz daha büyüyor, kârını euro yazıyor, en büyük müşterisi de zaten her gün gökyüzünde. Ben sürpriz arayan biri değilim; istikrar arıyorum, o da bunu veriyor.

Pahalı mı? Evet. Ama bazı şirketleri ucuz oldukları için değil, ne yapacaklarını bildiğin için tutarsın.